BİRLİĞİMİZ BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN İNŞALLAH
Mevlüt GÜLER

BİRLİĞİMİZ BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN İNŞALLAH

Bu içerik 29 kez okundu.

Anadolu ayrı bir dünyadır, yine burada İbni Haldun’u anmadan geçemeyeceğim. Büyük Alim; ” Coğrafya kaderdir” der, öyledir de. Bizim kaderimizdir, Anadolu, bu topraklar, 1071 Malazgirt zaferi ile açılan bu yurt kapıları, hiçbir zaman kapanmayacaktır.  Alparslan’ın sözü ile; ”Size öyle bir vatan aldım ki, ebediyen sizin olacaktır”

Küçükçekmece Askerlik Şubesinin duvarında şöyle bir veciz söz vardı: ” Bu topraklar Tarihte Türktü, halen Türktür ve ebediyen Türk kalacaktır.”

Bu topraklarda yaşayan herkes birinci sınıf vatandaştır, ayrı gayrı yoktur. Aramıza fitne, fücur çıkarmak isteyen, fısk yaratmak isteyen ( Fısk: Arapça’da içi alınmış boş hurma demektir) dahili ve harici bedbahtlar olabilir hatta bunlar gaflet, dalalet ve dahi hıyanet içinde olabilirler, ancak bize düşen top yekün bu alçakça saldırılara siper olmak, bu kadim toprakları savunmaktır, dün Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da olduğu gibi, bu günde aynı ruhla savunma, taaruz ve teyakkuz halinde olmalıyız. Dün Sarıkamışta, Yemen’de, Antep’te, Urfa’da, Maraş’ta olduğu gibi.

Bizde tek geçerli olan düstur; ” Her şey vatan için” kavramıdır, bu alelade bir deyim değil, tam aksine fevkalade bir hayat felsefesidir. İsterseniz burada sözü kıymetli hemşerim Üstad Yavuz Bülent Bakiler’e bırakalım, bakalım Anadolu ne demekmiş?

ANADOLU GERÇEĞİ

Yalın ayaklarınla koştun mu tarla tarla

Duydun mu çıplak toprağın, çıplak insanın yasını

Ağlayan kadınlarla, ihtiyarlarla

 

Yaşadın mı bir yağmur duasını

Boz bulanık ırmaklarda çimdin mi

Kulak verdin mi yürekten kavala, saza

Bir ipek seccade üstünde gibi, huzurla

Durdun mu toprakta namaza ?

 

Bilir misin köylerde akşam olunca

Çekilir el ayak ortalıktan...

Bir hüzünlü ay doğar karanlığa sapsarı.

Başlar bir ağıt gibi sulardan, kapılardan

Kurbağa feryatları, köpek ulumaları...

 

Geceleri süt kokan, gübre kokan evleri

Topraktır hep damları, duvarı kerpiç...

Seferberlik yıllarını dinlerken ürpererek

Tandır başlarında uyudun mu hiç?

 

Kış günleri trenlerle geçtin mi uzak köylerden

Gördün mü dehşetini, tipinin karın...

Çektin mi hiç acısını istasyonlarda

Tandır ekmeği satan, yumurta satan

Yarı çıplak çocukların...

 

Kılığın kıyafetin sarmadı beni

Söylediğin türküler bizim türkümüz değil

Başka çeşmelerden doldurmuşsun tasını

Yüreğinde nakış yok, acı yok bizden

Bulutlar rahmetini kesmeden yavaş yavaş

İnsanlar selâmını esirgemeden

Savuş git içimizden...

Yavuz Bülent BAKİLER’den

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MALTEPE ÜLKÜDER’DEN GELENEKSEL İFTAR SORASI
MALTEPE ÜLKÜDER’DEN GELENEKSEL İFTAR SORASI
TUZLA HALK EĞİTİM MERKEZİ’NDEN GÖNÜL SOFRASI
TUZLA HALK EĞİTİM MERKEZİ’NDEN GÖNÜL SOFRASI