MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA MÜFREDAT ÖNERİSİ (1)
Selahattin ERGÜL

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA MÜFREDAT ÖNERİSİ (1)

Bu içerik 381 kez okundu.

Eğitim sistemi, bireylerin kaliteli bir şekilde yetişmesini sağlamalıdır. Eğitim politikaları, eğitim yöneticileri, müfredat, bina, ders araç ve gereç gibi unsurların eğitimin amaçlarını gerçekleştirmede birbirini tamamlayan özellikleri bulunmaktadır. Eğitimde yeniden yapılanma denildiği zaman hangisinin öncelikle düzenlenmesi gerektiğinden ziyade bütün bunların birbirini tamamlayıcı özellikleri ile nasıl bir tasarıma kavuşturulacağı üzerinde durulmalıdır.

Müfredat, eğitim sisteminin bütün unsurları içerisinde somut bir gösterge olarak ortaya çıkmaktadır. Müfredat, eğitim öğretim plan ve programını tanımlamaktadır. Ders türleri, konu ağırlıkları ve sıralaması gibi konular müfredat içerisinde yer bulmaktadır. Eğitim politikası geliştirmek için ortaya atılan fikirler birey yetiştirme bazında müfredat ile somut bir tanıma kavuşmaktadır. Öğretmenlerin günlük eğitim faaliyeti müfredat üzerinden sürdürülmekte, eğitimin gerçekleşme düzeyi müfredat kazanımlarının öğretilmesi ile tanımlanmaktadır. Eğitim öğretim faaliyeti denilince akıllara müfredat programı gelirken eğitime yönelik eleştirilerin ilk konusunu da müfredat oluşturmaktadır. Öyleyse müfredat nasıl olmalıdır?

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler, toplumu etkilemek ile kalmamakta yönlendirici bir hal almaktadır. Üretimden elde edilen kâr ve tekrar yatırım için gerekli sermayenin birikimi teknolojik ürünlere olan rağbet sonucu fazlası ile elde edilmektedir. Toplumlar sadece tüketici olarak var olduklarında teknoloji üreten ülkelere kaynak transferi yapmış olmaktadırlar. Gelişmiş ülkeler eğitim sistemlerini geleceği şekillendirme anlamında bilim ve teknoloji odaklı olarak değiştirmektedir.

Gelişmiş ülkelerin gündeminde olan üç temel konuyu belirtmek gerekir. Birincisi, üç boyutlu yazıcı teknolojisi ile gelişmekte olan yeni üretim ilişkileri ve çalışma koşullarındaki, dolayısıyla istihdam politikalarındaki değişikliktir. İkincisi biyolojik merak ile gelişen, tıp ve insan anatomisi araştırmalarının ötesine geçen, laboratuvar ortamında insan organlarının üretim çalışmalarıdır. Üçüncüsü uzay incelemeleri sonucu uzayda hayat olup olmadığının araştırılması ile başlayıp hayat olsun ya da olmasın uzay şartlarında yaşam alanı kurma idealidir. Bilim ve teknoloji üreten toplumlar çok yakın gelecekte dünya ülkelerinin gündemini bugüne kadar olduğundan daha yoğun bir şekilde belirleyecektir. Hedeflenen amaçları gerçekleştirmek için eğitim müfredatını yenileyen ülkeler hem bu gelişmelerin öncüsü olmakta hem de gelecek yeniliklere uyumlu ve katkı sağlayan bireyler yetiştirmektedirler. Bu toplumlar geleceği inşa edeceklerdir. Uzay çalışmaları, yazılım atölyeleri, fizik, kimya, biyoloji laboratuvarlarındaki gelişmeleri içeren konular yeni üretim alanını oluştururken sürekli olarak eğitimde reform ya da yapısal dönüşümden bahsedip kendi içinde ilerleme kaydedemeyen toplumlar geleceğin tüketicisi olmaya devam edeceklerdir.

Ülkemizin eğitim sistemi üzerine yöneltilen eleştirilerin başında mevcut müfredatın yetersizliği ve geleceğe hitap etmemesi gelmektedir. Tarih kitaplarının okunduğu halde anlaşılamaması, bireylerin eğitim hayatlarının sonunda yabancı dil konuşamaması, bir deney bile yapmadan okuldan mezun olunması, bilimsel ve teknolojik üretime dayalı veya kültür ve sanata yönelik hayat tarzı geliştirilememesi gibi örnekler verilebilir.

Milli Eğitim Bakanlığının eğitim müfredatına ilişkin değişiklik yaparak dünya ölçeğindeki gelişmeleri okul hayatına taşıması gerekmektedir. Dünyadaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sadece ders kitabının içerisinde yazması yetersiz kalmaktadır; çünkü kitabın içinde geçen güncel bilgiler internet ortamında bulunabilmektedir. Ders kitaplarının ayırt edici özellikleri yok olmaktadır. Konuyu anlatarak ya da konu ile ilgili bir görsel izleyerek değil doğrudan fiili olarak uygulayarak ve kavrayarak öğrenme modeline geçilmelidir. Bireyler ortaöğretimden mezun olmadan bilgiyi sadece tanımlamanın, hafızada tutmanın ötesine geçip bilgiye dayalı olarak bilimsel ve teknolojik üretim aşamasına geçmelidirler. Bir de şunu belirtmek gerekir ki, ideal bir müfredat sistemi hazır edilse bile, kitap okuma alışkanlığı olmayan, kendi alanında güncel bilgiyi takip etmeyen öğretmenlerin ya da kariyer ve liyakat esaslarına göre belirlenmeyen eğitim yöneticilerinin varlığı müfredatın başarıya ulaşmasının önündeki engelleri oluşturacaktır.

“Öğretmen yetiştirme ve eğitim yöneticisi belirleme politikalarında da yeni bir müfredat belirlenmelidir.”

Gelecek yazımızda buluşmak ümidiyle… Sağlık ve esenlik dolu günler diliyorum.

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
FATİHLİ ÇOCUKLAR 23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMINI ŞENLİK HAVASINDA KUTLADI…
FATİHLİ ÇOCUKLAR 23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMINI ŞENLİK HAVASINDA KUTLADI…
TUZLA BELEDİYESİ GENÇLİK MERKEZİ, DGS ADAYLARINA DA ÜCRETSİZ KURS DÜZENLİYOR
TUZLA BELEDİYESİ GENÇLİK MERKEZİ, DGS ADAYLARINA DA ÜCRETSİZ KURS DÜZENLİYOR