BU YOLDA HEP BİRLİKTEYİZ...…
İbrahim DİNÇ

BU YOLDA HEP BİRLİKTEYİZ...…

Bu içerik 1331 kez okundu.

İstanbul Trafik Şube Müdürlüğümüze ait bu sloganla yazıma başlamak istedim.

Sanırım ülke nüfusumuzun 3’te 1’i kadar ülke genelinde tahmini 24 milyon tescilli motorlu taşıtlarımız var. Bu taşıtların hemen hemen büyük çoğunluğuyla sosyal hayatımızda içiçeyiz. Asıl önemli olan husus araçların sayıları değil, bu araçları sevk ve idare edenlerin büyük çoğunluğunun trafik adabına ve edebine yakışmayan davranışlarıdır.

Her daim zikrettiğimiz kusurların tek çözümü sağlıklı bir eğitimdir. Unutulmamalıdır ki yasalar ve kurallar toplumumuzun huzuru ve güvenliği içindir. Yasaları ve kuralları uygulayan görevlilerimizde hiç şüphesiz bizim huzurumuz ve güvenliğimizi temin için fedakârca görev yapmaktadırlar. Onların hepsine selam olsun…

Motorlu Taşıtlar Sürücü Kurslarımızda araçları sevk ve idare edebilmek için belirli bir teorik ve pratik eğitim neticesinde verilen sürücü belge sahipleri kendilerini sorgulamalı ve bu yolda hep birlikteyiz sloganını da hafızalarına nakşetmelidirler.

Karayolları Trafik Kanunumuzda belirtilen önemli temel hususların birçoğundan günümüz sürücülerinin de birçoğunun bihaber olduğu kanaatindeyim. Eğer böyle olmasaydı;

-Kırmızı ışık ihlâli,

-Kavşaklarda karşılaşmalarda geçiş önceliğine riayet etmemek,

-Önde gideni aracın geçişini beklemeden şerit değiştirmek,

-Seyir halinde iken cep telefonuyla konuşmak ve aracın camından ufak-tefek çöpler atmak,

-Kırmızı ışıkta beklerken yeşil ışık yandığında öndeki aracın hareketini beklemeden arkadaki araçların klakson çalarak çevreyi aşırı derecede rahatsız etmeleri,

“ Şunu da itiraf etmeliyim; önde bekleyen araçların sürücülerinin reflekslerinin yavaş olması da gürültü yapanlar kadar kusurlu sayılmalıdırlar. Hatta çok sürücümüzde o esnada telefonla konuşma yapmaktadırlar”

-Otoyollarımızda trafiği tehlikeye sokacak ve aksatacak şekilde araç kullanmak ve daha benzeri bir çok kusurlar ciddi anlamda sorgulanmalıdır.

Örnek olarak, sıkça tanık olduğum ve yüzlerce taşıt sürücülerimizin yaptığı bir kural ihlalinden bahsedeceğim:

Yer Sabiha Gökçen Havalimanı bağlantı yolu üzeri. 50 mt aralıklarla dikilmiş ‘Park etmek ve Duraklamak Yasaktır’ işaret levhalarına ve ileride “24 saat 10 Lira karşılığı İSPARK ve PENPARK vardır” levhası olmasına rağmen yol boyu iki ve zaman zaman da üç şerit üzerinde park etmiş yüzlerce araç. Ne çirkin manzara değil mi?  Ve bu sürücülerimiz uçakla gelecek yolcularını karşılamak için buradalar. Uçakla seyahat edebilen elit bir tabakaya mensup bu insanlara bu manzara hiç yakışıyor mu? Siz takdir edin.

Sonuç itibarıyla trafik kusurlarımızdaki ceza-i hükümlerin caydırıcı olmaması ve günün 24 saati bu kusurların tespit edilememesi çözümsüzlüğün önemli bir nedeni olmalı.

Şu hususu belirtmemenin de ciddi bir kusur olacağını düşünüyorum.

Yazımın başında maddeler halinde saydığım kusurlu bazı sürücü davranışlarının ceza bedellerinin ağırlaştırıldığını ve uygulamaya koyulduğunu sürücülerimize hatırlatmak isterim.

Kanaatim odur ki en iyi çözümün anlatmaya çalıştığım bu ve benzeri ciddi sorunlarımızın el birliğiyle, gönül birliğiyle, sevgiyle, saygıyla, yasalarımıza ve trafik kurallarımıza uymakla halledileceğine yürekten inancım tamdır. Her şeye rağmen bizim insanımız fedakâr ve cefakâr insanlardır. Hiç umulmadık bir anda ve zamanda öyle güzel davranışlara şahit oluyoruz ki o zaman yiğidin hakkını yiğide vermeliyiz. İnsanlarımızdaki bu güzel davranışların da güzel ülkemin güzel insanlarına yaraşır ve yakışır olduğunu unutmamak gerekir.

Yazımı 1977 senesinden beri hafızamda sakladığım çok güzel bir anımla noktalamak istiyorum:

O yılın sonbahar mevsiminde bir gününün ilerleyen geç saatinde Çerkezköy’den İstanbul’a gelmek istiyorum. Çerkezköy'den İstanbul’a giden akşam otobüsüne maalesef yetişemedim. Çare; Kırklareli’nden İstanbul’a gelen tomruk yüklü Doç (Dodge) bir kamyona gecenin karanlığında el salladım. Yaşlı kaptan amcam durdu ve beni aracına aldı. Ne güzel insan… Oldukça uzun bir zaman geçti yaşıyorsa Rabb’ım sağlıklı uzun ömürler, rahmetli ise yine Rabb’ımdan gani gani rahmetler diliyorum. Araç tonajlı ve yüklü olduğundan oldukça ağır seyrediyorduk. Motorun sesi ve gecenin ilerleyen saatinin rehavet haliyle uyumamak için zorla direniyordum. Henüz sürücü belgesi alalı iki yıl olmuştu. Hevesli ve tecrübesiz yeni bir sürücüydüm. Aklıma bir soru geldi ve yıllarını yollarda geçirmiş tecrübeli Kaptan Amcama sordum.

“En iyi şoför nasıl olmalı?” dedim. Aldığım hazır cevap enterasan, hâlâ hafızamda canlı ve taze.

“Evlat! En iyi şoför freni en az kullanandır.” Aldınız mı cevabı. Nerde o güzel ve görgülü insanlar? Onlara binlerce kez minnet borçluyuz. Onlar bizim insanımız, ceddimiz.

Tüm sürücü kardeşlerime sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir yolculuk diliyorum. Unutmayalım bu yolda hep birlikteyiz.

Sürçü lisân eylediysek affola…

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÖZEL UĞUR OKULLARI TUZLA KAMPÜSÜ
ÖZEL UĞUR OKULLARI TUZLA KAMPÜSÜ " İLKOKUL, ORTAOKUL, LİSE"
HÜRRİYET ABİDESİ BİR ŞAHSİYET/ALİYA İZZETBEGOVİÇ
HÜRRİYET ABİDESİ BİR ŞAHSİYET/ALİYA İZZETBEGOVİÇ

izmir escort samsun oto kiralama denizli escort ordu oto kiralama ordu araç kiralama acıpayam escort babadağ escort baklan escort bekilli escort beyağaç escort bozkurt escort buldan escort çal escort çameli escort çardak escort çivril escort denizli escort güney escort honaz escort kale escort merkezefendi escort pamukkale escort sarayköy escort serinhisar escort tavas escort denizli escort bayan