KENDİNİ YÖNETME SANATI
Kadriye Turhan

KENDİNİ YÖNETME SANATI

Bu içerik 115 kez okundu.

KENDİNİ YÖNETME SANATI

İnsanoğlunun tercih kullanma salâhiyetine “cüz’i irade” denir. “Küllî irade” ise, yalnız Hak Teâlâ’ya mahsustur. Bu sebeple kul için mutlak hürriyet imkânsızdır. Doğmak, ölmek, ömür süresi, cinsiyet, milliyet, kabiliyet gibi insanın müdahale edemediği hususlar, kader-i mutlak muhtevasına dâhildir. İnsanoğlu, zarurete tâbî olduğu bu fiillerden mesul değildir.

İnsanın sorumluluklarını teşkil eden iradenin sınırlarını doğru bir şekilde tespit etmedikçe, yanlışa sürüklenmekten kurtulamaz. Kulu, fiilinin yaratıcısı görerek irade ve tercih kudretini putlaştırmak gibi, cüz’i iradeyi inkâr edip insanı otomat bir varlık olarak kabul etmek de dinimizin temel kurallarına zıt bir düşüncedir. Doğru olan, insanın bir irade ve tercih sâhibi olduğu, ancak bunun da Cenabı-ı Hak tarafından bahşedildiğidir. İrade, Allah tarafından insana bahşedilen kendi kendini yönetme yetisidir.

İnsanın; ruhunda, bedeninde, kalbinde yer alan, vücudunun her zerresiyle besleyip büyüttüğü soyut bir güçtür. Elle tutulmaz, gözle görülmez ama insanın var olan tüm istek ve arzularından yola çıkarak alacağı kararların yöneticisi olur.

İnsan kendine lütfedilmiş bu ihsana yani cüz’i iradesine itibar etmeli ve bu itibara da ihanet etmemenin bilincinde olmalıdır. Yüce Allah Kuranı Kerimde insanın cüz’i irade sahibi olduğunu belirtmiş ve aldığı kararlardan, yaptığı davranışlardan kendisinin sorumlu olacağını belirtmiştir. İnsanın kendisini kaderin eline mahkûm gibi görerek, yaptıklarından kendini mesul tutmama hakkına sahip değildir. Küllü irade bizim değiştiremeyeceğimiz şeyleri kapsarken, cüz’i irade karar verme yetisinin bize bağlı olduğunun kanıtıdır.

Karar almak, uygulamak, iyi ve kötü davranışların tercihinde bulunmak irademizin gücünde gelişir. İrade insanın kendi kendisini yönetme sanatıdır. Duygusal ve fiziksel birleşenlerden oluşan irade, bizim sahip olduğumuz diğer duygu durumlarının da beslenmesini sağlar ve bizi olumlu olumsuz yönlendirebilir. Bu nedenle iradeye itibar etmek ve ona saygınlık kazandırmak gerekir. Çünkü varlığını unutmak, yönetimin bozulmasına sebep olur. Bu bağlamdan baktığımız zaman irade; bir insanın sahip olduğu en önemli vasıflardan biridir. Düşüncelerimiz davranışa dönüşeceği için, içimizdeki kontrolü sağlamak bizim tekâmülümüzdedir.

Konunun hulâsası şudur ki; Allah Teâlâ küllî iradesiyle, beşere cüz’i irade vermiş ve neticeyi bu iradenin kullanılmasına göre şeref veya hüsran olarak takdir buyurmuştur. Bunun için bizler, O’nun lütfu olan cüz’i irademizi emrolunduğumuz gibi kullanmak ve O’nun kahrından korkup lütfuna sığınmakla mükellefiz.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
PESİAD (PENDİK SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ) YARDIMLARINA DEVAM EDİYOR…
PESİAD (PENDİK SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ) YARDIMLARINA DEVAM EDİYOR…
GENÇLİĞİN GÜR SESİ
GENÇLİĞİN GÜR SESİ