Advert

google porn google porn

ümraniye escort bayan antalya escort bayan
RAMAZAN AYINDA SAĞLIKLI BESLENME
Hanife Banu AYDIN Diyetisyen

RAMAZAN AYINDA SAĞLIKLI BESLENME

Bu içerik 2578 kez okundu.
Advert

Manevi ve bedensel olarak bir arınma süreci olan Ramazan ayı boyunca, özellikle oruçla birlikte beslenme alışkanlıklarımızda, besin tercihlerimizde ve günlük aktivitelerimizde önemli değişiklikler meydana gelir.

Oruçla birlikte öğün sayısının azalması, açlık ve susuzluk sürecinin uzamasıyla vücutta metabolik bir uyum süreci başlar. Bu süreci, sağlığımızın lehine olacak şekilde yönetebilmek için, beslenmenin oruç sürecine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Öncelikle diyabet, hipertansiyon, böbrek yetmezliği, kalp hastalığı, kanser gibi kronik hastalığı olanlar, gün içinde çoklu ilaç kullanımı olanlar, günümüz koşullarında covid-19 hastaları, açlığa toleransın olmadığı genetik-metabolik hastalığı olanlar, yaşlılar, gebe ve emziren kadınlar ile gelişim çağındaki çocukların ‘hekim’  onayı olmadan kesinlikle oruç tutmamaları gerekmektedir.

Bazı bilimsel araştırmalar ‘sağlıklı’ yetişkinlerde ‘yeterli ve dengeli beslenme ilkelerine uygun’ olarak tutulan ramazan orucunun ağırlık kaybı ve metabolik kontrol üzerine olumlu etkileri olduğunu göstermektedir. Ancak bu süreçte yağ ve karbonhidrat ağırlıklı beslenme şekli (kızartmalar, makarna, pilav, hamur işi, ekmek, şerbetli tatlılar, gazlı şekerli içecekler); yetersiz sebze, meyve ve yetersiz sıvı alımı; öğünlerde aşırı ve hızlı yemek yeme gibi davranışlar sıklıkla yapılan hatalardandır. Bu durum orucun sağlık üzerine olumlu etkilerini önlemekte; bazal metabolik hızda düşme, ağırlık artışı, ani kan şekeri değişimleriyle insülin direnci, sindirim problemleri, gün içinde ve iftar sonrası uyuklama-zihinsel yorgunluk gibi sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

Bu sürecin sağlıklı bir şekilde geçirilmesi için her zaman olduğu gibi yeterli ve dengeli beslenme önem taşır.

İftarda sağlıklı beslenme nasıl olmalıdır?

Gün boyu açlık ve susuzluğun ardından sindirim sistemine aniden ve aşırı yüklenmemek adına iftar yemeğine 1 su bardağı su, 1-2 hurma veya zeytin gibi iftariyeliklerle başlamak uygun olur. Ardından az yağlı çorbalar, zeytinyağlı, etli sebze yemekleri; fırında haşlama, buharda pişmiş et, balık yemekleri tüketilebilir. Her iftar öğününe mutlaka yoğurt, ayran, kefir gibi süt ürünleri ve salata eklenmesi, günlük B, C, A, folik asit vitaminleri, lif ve kalsiyum ihtiyacının karşılanmasına önemli bir katkı sağlar. İftarda hamur işleri, beyaz ekmek, makarna,pirinç pilavı yerine kan şekerini daha yavaş yükselten sebzeli veya mercimekli bulgur pilavı, tam buğday ekmeği veya tam buğday makarnalar tercih edilmelidir. Türk mutfak geleneğinin en önemli değerlerinden olan Ramazan pidesi ise soğuk olarak, 1-2 küçük dilim tüketilebilir.

 İftarda tüketilen besinlerin çeşidi kadar, beslenme hızı da önemlidir. Çorba tüketiminden sonra 10-15 dakika ara verip sonrasında beslenmeye devam etmek, tüketilen besinleri en az 15 kez çiğneyerek yutmak, her lokmadan sonra çatal, kaşığı bırakmak, öğünlere salata eklemek öğün süresini uzatarak hem daha az miktarlarda besin alımı sağlar hem de sindirim sisteminde aniden yüklenmeyi önleyerek hazımsızlık belirtilerinin oluşmasını engeller.

İftar için çeşit çeşit yemekler hazırlayıp sofraları adeta kuş sütü eksikmişçesine donatmak yerine az sayıda ancak besin değeri yüksek öğünler hazırlanması daha uygun olur.  

Sahurda sağlıklı beslenme nasıl olmalıdır?

Sahur, bireyi oruç sürecine hazırlayan, katiyen atlanmaması gereken bir öğündür. Sahurda hızla sindirilip, hızla kana emilen ve kan şekerinde dalgalanmalara yol açan besinler tüketmek yerine yağ, karbonhidrat ve proteinleri birlikte içeren, dengeli öğünler tercih edilmelidir. Sahurda; peynir, yumurta, tuzsuz zeytin, söğüş mevsim sebzeleri içeren bir kahvaltı, melemen gibi yumurtalı sebze yemekleri, tam tahıllı besinler, çorba,  meyve, süt ve süt ürünleri, kurubaklagilli sebzeli pilavlar tüketilebilir. Çayın açık ve şekersiz olarak sahurda yer almasında sakınca yoktur. Sahur öğününde salam, sosis gibi et ürünleri, tuzlu ve baharatlı yiyecekler tüketmek gün içinde aşırı susamaya neden olabilir. Bu öğünde yağlı, kızartma, yağda kavurma şeklinde yiyeceklerin tüketilmesi asit salgısını arttırarak mide yanması benzeri şikayetlere neden olabileceğinden uygun değildir.

Ek olarak:

Yetişkin bir bireyin günlük sıvı ihtiyacı olan ortalama 2-2,5 litre sıvı, iftarla sahur arasında dağıtılarak yavaş yavaş karşılanmalıdır. İftar ve sahurda bir anda bardak bardak su içip mide hacmini aşırı genişletmek doğru değildir. Sıvı gereksinimini karşılamak için en uygun içecek sudur. Şekerli ve gazlı içeceklerden kaçınılmalıdır. Ayrıca günlük 1-2 şişe maden suyu tüketilmesi de sıvı alımına katkıda bulunurken aynı zamanda vücudun mineralize edilmesini sağlar.

İftarla sahur arasında bir ara öğün yapılabilir. Bu öğünün içeriği; meyve, süt veya süt ürünleri, az şekerli sütlü tatlılar, fındık ceviz gibi yağlı tohumlar, şekersiz çaylar, sade Türk kahvesi olabilir. Hurma iftariyelik olarak tüketilebileceği gibi, 2-3 hurma şeklinde iftar sonrası ara öğün olarak da tüketilebilir. Kuru hurma folik asit, potasyum, demir, fosfor, magnezyum, kalsiyum ve lif açısından iyi bir kaynaktır ancak kan şekerinde yükselmeye neden olacağından aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır.  

İftardan 1,5-2 saat sonra (mide boşalması büyük oranda sağlandıktan sonra), 30-45 dakikalık, hafif, orta şiddette egzersizlerin yapılması enerji dengesinin sağlanması ve genel sağlığın sürdürülmesi için elzemdir.

Sağlık ve huzur dolu günler diliyorum.  

DİĞER YAZILAR
Adıyaman Escort Afyon Escort Ağrı Escort amasya escort Ankara Escort Antalya Escort Ardahan Escort Artvin Escort Balıkesir Escort Bartın Escort Bitlis Escort Bursa Escort Çankırı Escort istanbul Escort Çorum Escort Iğdır Escort izmir Escort Nevşehir Escort Yozgat Escort Isparta Escort Konya Escort Rize Escort Ordu Escort Sakarya Escort Tunceli Escort Aksaray Escort Antep Escort Aydın Escort Batman Escort Bilecik Escort Bingöl Escort Bolu Escort Burdur Escort Çanakkale Escort Manisa escort Diyarbakır Escort Edirne Escort Elazığ Escort Erzincan Escort Erzurum Escort Eskişehir Escort Giresun Escort Hatay Escort Sinop Escort Karaman Escort Kırıkkale Escort Kırşehir Escort Kocaeli Escort Kütahya Escort Malatya Escort Maraş Escort Muğla Escort Muş Escort Niğde Escort Sivas Escort Samsun Escort Siirt Escort Tekirdağ Escort Tokat Escort Trabzon Escort Urfa Escort Uşak Escort Van Escort Yalova Escort Zonguldak Escort Kıbrıs Escort Kırklareli Escort izmir Escort escort bayan Escort Denizli Escort iskenderun escort bayan konya escort bayan iskenderun escort iskenderun escort iptv izmir escort izmir escort bayan alsancak escort balçova escort bornova escort buca escort çeşme escort çiğli escort gaziemir escort izmir anal escort izmir arap escort izmir çıtır escort izmir grup escort izmir olgun escort izmir rus escort izmir sınırsız escort izmir ucuz escort izmir vip escort izmir yeni escort karşıyaka escort üçyol escort antakya escort
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İbrahim Dinç-Eğitimci     2020-05-04 Çok Değerli Hanife Banu Öğretmenim, bizlere çok değerli bilgiler sundunuz. Sağlığımızın ne denli önemli olduğu gerçeği ile yüz yüze kaldığımız günümüzde bizlere lutfettiğiniz değerli yazınızdan feyz aldık. Elinize, kaleminize sağlık. Rahmeti ve feyzi bol bir Ramazan ayı geçirmenizi dilerim.
Esra Oğuzhan     2020-04-29 Çok güzel yazmışsınız
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YENİ BİR SANAT VE EDEBİYAT DERGİSİ YAYIN HAYATINA BAŞLIYOR
YENİ BİR SANAT VE EDEBİYAT DERGİSİ YAYIN HAYATINA BAŞLIYOR
SAĞLIKLI GÜLÜMSEME=SAĞLIKLI DİŞLER
SAĞLIKLI GÜLÜMSEME=SAĞLIKLI DİŞLER

iskenderun escort bayan konya escort bayan iskenderun escort iskenderun escort iptv izmir escort izmir escort bayan alsancak escort balçova escort bornova escort buca escort çeşme escort çiğli escort gaziemir escort izmir anal escort izmir arap escort izmir çıtır escort izmir grup escort izmir olgun escort izmir rus escort izmir sınırsız escort izmir ucuz escort izmir vip escort izmir yeni escort karşıyaka escort üçyol escort antakya escort