Advert
ümraniye escort bayan antalya escort bayan
BİR TUHAFLIK VAR!..
Selahattin ERGÜL

BİR TUHAFLIK VAR!..

Bu içerik 395 kez okundu.
Advert

“Gelişiyor muyuz yoksa tuhaflaşıyor muyuz? “

İnsan elinden çıkmış yenilikler, gün geçtikçe daha fazla insanın etrafını sarıyor; makineler kullanılarak üretilen teknoloji daha fazla ilgi odağı haline geliyor. Madde ve eşya, günlük kullanım alanının sınırlarını aşarak zihnimizin tam ortasına yerleşip düşüncelerimizi yönlendiriyor.

Sosyal medyada gündem olma yanılgısına düşüp internete yüklediği video ile tıklanma rekoru kırmak isteyen kişilerin sayısında gün geçtikçe artış yaşanıyor. Bir anda şöhret olma duygusunun sardığı benlikler, gerçek hayatın sorumluluğu ve ciddiyeti altında yaşamak yerine, sanal ortamların sorumsuz ve kendine göre özgür dünyasının büyüsünde yeni bir yaşam alanı geliştiriyorlar.

Bir kitabı ilk sayfasından başlayıp son sayfasını bitirerek okuma oranı gün geçtikçe düşüyor. Ya kitap okunmuyor ya da kitaplar yarım kalıyor. Okuyarak öğrenmenin yerini ekrandan izleyerek öğrenme alıyor. Şiir ezberlemek, bir kitabı özetlemek, bir konu üzerine değerlendirme yapmak yerine, hazır kalıp haline getirilmiş bir sözü paylaşıma sokmak veya paylaşılmış bir sözü beğenmek, sanal ortamlarda sanal kişilikler üretiyor. Mesela, Mevlânâ’dan söz paylaşan çok ama acaba Mesnevi’yi kaş kişi okudu?

Kendisinin çok önemli bir üyesi olduğunu düşündüğü sanal dünyanın büyüsüne kapılmış kişiler, sadece basit bir tüketici olduklarını artık fark edemiyorlar. Üretime değil taklide dayalı davranışlar artıyor. Bireyler, kopyalama ve taklit yolu ile besledikleri kişiliklerinin fark edilmemiş bir yetenek taşıdığına inanıyorlar. Saman alevi gibi anında ortaya çıkan bir zekâ parıltısı bir anda sönüveriyor. Yeni bir zekice davranış sergilemek ve söz söylemek için yeni bir video izlemesi veya sosyal medya hesaplarını kontrol etmesi gerekiyor; çünkü kitaplardaki bilgi ile değil sanal dünyada slogan haline gelmiş kısa sözlerin çağrışımları ile düşünüyor.

Hayatın her gün tekrar eden basit ve sıradan olaylarını, başına gelen ilginçlikler olarak anlatarak beğeni kazanma çabası içinde olanlar ve takipçi sayısını artırma kaygısı taşıyanlar, aslında sahip olamadıkları gerçek başarı hikâyelerini telafi etmeye çalışıyorlar. Neredeyse, karşılaşılan her olay ve kişi kayıt altına alınıp beğenilmek üzere paylaşıma sunuluyor. Paylaşım değil aslında tüketim; çünkü sanal şöhretin devamı için az önce paylaşılan bir söz ya da videonun yerini hemen bir yenisinin alması gerekiyor.

Bütün bu tuhaflıklar, tüketici toplum davranışı olup yaşananlar da aslında tüketimin yeni bir aşamasıdır. Tam tersine, mevcut teknolojik ve dijital gelişmeleri reddedip alternatif bir hayat geliştirmek, gereğinden fazla nostaljik zamanlar arayışı içinde yaşamaya çalışmak da yeni bir yanılgıya düşürebilir. Sorunların çözümü, geçmişi taklit etmeye dayalı hayat tarzında değil, günümüz şartlarında aranmalıdır. O halde ne yapmalıyız? Nasıl yaşamalıyız?

Dijital diyet uygulamak, iyi bir başlangıç olabilir. Teknolojiyi reddetmek değil, ihtiyacımıza uygun olarak teknolojinin kullanım süresi belirlememiz gerekmektedir. Nasıl ki ideal bir kilo için besinler üzerine diyet yapılıyorsa, teknolojinin zararlarından korunmak ve irademize dayalı hayatımıza devam etmek için de dijital diyet uygulamalıyız. Yaşımıza, mesleğimize, günlük iş yükümüze göre gün içerisinde teknolojinin ve sosyal medya hesaplarının kullanım sürelerini belirlemeliyiz. Sosyal medya hesaplarını en çok kontrol etmeye iten “şu anda çok önemli bir gelişme oldu ve ben bunu kaçırdım.” yanılgısını zihnimizden silmeliyiz.

Kitap okumalıyız. Zihnimizde ezberlediğimiz şiirleri barındırmalı, okuduğumuz kitapların özetlerini taşımalıyız. Sadece ekrandan izlemek yerine gerçek mekânların tam da içinde bulunmalı, bir tiyatro salonunda tiyatro oyunu izlemeliyiz.  Sinema salonlarında sanatsal değeri olan filmleri seyretmeliyiz. Bir söyleşiye katılmalıyız. Kitapçıları gezip basılı yayınları incelemeliyiz. Haftada bir günümüzü, bu mümkün değilse bile en geç ayda bir günümüzü kültür ve sanata ayırmalıyız. Düşüncelerimizi kültür ve sanat ile beslemeliyiz; çünkü düşünceler ne üzerine ise davranışlar da ona göre şekillenmektedir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AŞEVİMİZ İLE HER GÜN 2000 KİŞİYE ULAŞIYORUZ
AŞEVİMİZ İLE HER GÜN 2000 KİŞİYE ULAŞIYORUZ
KARACİĞER SAĞLIĞINIZ İÇİN ALTIN ÖNERİLER
KARACİĞER SAĞLIĞINIZ İÇİN ALTIN ÖNERİLER