İBB ŞEHİR TİYATROSU TERÖR ÖRGÜTÜNÜN PROPAGANDA SAHNESİ YAPILAMAZ!

Değerli basın emekçileri, bugün 6 Ekim 2020. İstanbul’un emperyalistlerin işgalinden kurtuluşunun 97. Yıldönümü.

İBB ŞEHİR TİYATROSU TERÖR ÖRGÜTÜNÜN PROPAGANDA SAHNESİ YAPILAMAZ!

97 yıl önce bugün İngiliz emperyalizminin üzerimize sürdüğü piyon olan Yunan ordularını bozguna uğratan muzaffer Türk Ordusu İstanbul’a girdi. İşgal sonlandı.

97 yıl geçti. Bugün de emperyalizmin piyonları var. Bugün de muzaffer Türk Ordusu o piyonları bozguna uğratıyor.

O gün İngiliz emperyalizminin piyonu nasıl Yunan Ordusu ise bugün Amerikan emperyalizminin piyonu da PKK Terör Örgütüdür.

Türkiye bugün de Amerika Birleşik Devletleri’nin  karagücüm diye tanımladığı PKK ile dövüşmekte ve tepelemektedir.

Bugün sizlerin karşısına 97 yıl önce ki zaferimizin kutlaması için çıkmak isterdik. Ancak ne yazık ki karşınıza İstanbul’un tiyatro sahnelerinin emperyalizmin bugünkü piyonlarına propaganda sahnesi yapılması gibi bir rezalet yüzünden çıkıyoruz.

Aydınlık Gazetesi’nin 5 Ekim 2020 tarihli manşetinden, Ercan Küçük imzalı haberden öğrendiğimiz gerçeği kamuoyunun önüne bir kere daha getirmek, sorumluları uyararak, yanlıştan geri dönülmesini sağlama kamacıyla bu basın açıklamasını gerçekleştiriyoruz.

İBB Sahnelerini Kime Açtı?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) çok doğru bir karar alarak, pandemic döneminde büyük zorluklar yaşayan özel tiyatrolara kapılarını açtığını ilan etmiştir. İBB Şehir Tiyatroları yeni sezonu 16 yeni oyunla açtı. Yapılan açıklama da destek amacıyla 50 özel tiyatro grubunun da Ekim ayında Şehir Tiyatroları sahnelerini kullanacağı belirtildi.

Ancak bu 50 tiyatro topluluğunun hangileri olduğuna baktığımızda pirincin içindeki beyaz taşı görüyoruz. Bu 50 tiyatrodan birisi, pirincin içine gizlenen ve İstanbulluların dişini kırması için oraya konulan taş, PKK terör örgütünün propaganda örgütü gibi çalışan, Teatra Jiyana Nû Türkçe adıyla Yeni Yaşam Tiyatrosu’dur. Teatra Jiyana Nû (TYN) Mezopotamya Kültür Merkezi’ne (MKM) bağlı faaliyet gösteriyor.

Kültür Merkezi mi, PKK Merkezi mi?

Aydınlık’ın haberinden okuyalım:

“1991’de kurulan MKM, PKK’nın kültür sanat ve bilim kolu olarak biliniyor. Bunu MKM’nin kurucularından İbrahim Gürbüz, 2011’de verdiği röportajda şu sözlerle Kabul ediyor: “Kürt mücadelesinin ilk kurşunu 1984’te atılmıştı. Bayağı büyük bir askeri boyut kazanmıştı Kürt mücadelesi. Bunun yanı sıra siyasal örgütlenmesi de çok geniş ve yaygındı. Bir ulusun çok güçlü orduları olabilir, çok güçlü örgütlenmesi de olabilir, ama o ulusun, o halkın eğer kültürel, sanatsal ve bilimsel örgütlenmesi yoksa, o ordular, siyasal örgütlenmeler bir saman alevi gibi birgün dağılıp, yok olabilir. Bir ulusun can damarları o halkın sanatıdır, kültürüdür, edebiyatıdır, romanıdır, bilimsel ve arkeolojik değerleridir. Yağmalanan kültürel değerlerimizin merkezileştirilmesi, toparlanması, asimilasyondan kurtarılması anlamında bir kültür merkezine ihtiyaç vardı. Bu bilinçle yola çıkıldı.”

Röportaj 2011 yılında yapılmış. Türkiye’nin açılım adı altında bölünmesi amacıyla PKK’ya en fazla alan açıldığı dönem. Bu dönemin elbette Türkiye’ye çok büyük zararları oldu. Ancak her şerde bir hayır vardır. Açılım dönemi PKK’nın uzantısı örgütlenmelerin kendilerine çok daha belirgin bir biçimde açık etmesinin de yolunu açtı.

MKM’ninkurucusu açık açık1984’te atılan ilk kurşuna desteğini itiraf etmektedir. PKK saman alevi gibi sönmesin diye görev yaptıklarını söylemektedir. PKK’nın propaganda aygıtı olduklarını üstüne en ufak bir örtü örtmeden en net şekilde dile getirmektedir.

Yüreği Öcalan’la Atanlar

Türkçe adı Yeni Yaşam Tiyatrosu olan TYN 2019’da oynadığı “TenêEz” (Sadece Ben) isimli oyununu ‘Öcalan’ın üzerindeki tecridin kaldırılması’ talebiyle Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde açlık grevine giren Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’e ithaf eden tiyatro grubudur. Açıktır ki bu tiyatro topluluğunun yüreği PKK ile Öcalan’la atmaktadır.

Örnekleri çoğaltmak mümkün; Aydınlık Gazetesi’nin 5 Ekim 2020 günü manşet haberinde daha pek çoğuna yer verilmiştir. Ayrıca kısa bir internet araştırmasıyla MKM ve TYN’nin faaliyetlerine baktığınızda kurucusunun ağzından itiraf edilen PKK’ya destek misyonunun gereğini yaptıklarının kanıtı onlarca icraatına ulaşmak mümkündür.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Yargısı bu PKK propaganda örgütüne gereken müdahaleyi yapmıştır. 2016'da OHAL kanunu ile 3 ay sure ile faaliyetleri durdurulmuştur. OHAL’in ilanından sonra Adana, Mersin, İzmir, Antep gibi bir çok ilde MKM’ye bağlı faaliyet yürüten dernekler KHK ile kapatılmış. Bazı illerde de MKM'lerin binaları boşaltılmıştır. Adana binasında terör örgütünün militanları yakalanmıştır. Boşaltılan binalardan birisi de İstanbul binasıdır.

Evimiz İstanbul’dan Kovuldu, Bacadan Sokturmayız!

İşte İBB’nin sahnelerini açtığı PKK’nın bu propaganda aygıtıdır. Kovulduğu evimiz İstanbul’a İBB desteğiyle bacadan sokulmaya çalışılması karşısında bize düşen evi ayağa kaldırmaktır.

Buradan başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere, İBB yönetimini ve İBB Şehir Tiyatroları Yöneticilerini uyarıyoruz: Derhal bu yanlıştan dönünüz! İstanbul’da pandemic  yüzünden büyük sıkıntılar yaşayan yüzlerce özel tiyatro topluluğu bulunmaktadır. Sadece Kadıköy’de özel tiyatroların sayısı 70’in üstüne çıkmıştır. Sizin sahne vermeyi seçtiğiniz 50 tiyatro grubundan birisinin PKK’nın propaganda örgütü olması basit bir gözden kaçırma olarak nitelenmesi mümkün değildir. İBB MKM

bünyesindeki TYN’ye sahne verme kararını derhal geri almalı ve sorumluları hakkında gerekli soruşturmayı başlatmalıdır. İBB bu lekeyi temizlemelidir.

Buradan bütün sanat örgütlerini, tiyatrocuları ve İstanbul halkını da bu rezalete karşı seslerini yükseltmeye davet ediyoruz. Vatan Partisi olarak süreci titizlikle takip edeceğiz. Eğer İBB yönetimi gerekeni en kısa sure içinde yapmazsa, suç duyurusunda bulunacağımızı burada kamuoyu önünde ilan ediyoruz.

“Kovulduğu eve bacadan girmeye kalkan terör destekçilerini evden kovmak en tabi hakkımızdır.”

Kamuoyuna  saygıyla duyururuz.

Hüseyin KILIÇ

VATAN PARTİSİ

TUZLA İLÇE BAŞKANI