80.YIL DÖNÜMÜNDE HATAY'IN ÖNEMİ VE İLERİYİ GÖREN LİDER

Atatürk’e göre, ortada Hatay meselesi vardı ve hastalığının hariçte duyulması hiç de iyi olmazdı.

80.YIL DÖNÜMÜNDE HATAY'IN ÖNEMİ VE İLERİYİ GÖREN LİDER
80.YIL DÖNÜMÜNDE HATAY'IN ÖNEMİ VE İLERİYİ GÖREN LİDER İbrahim Dinç
Bu içerik 431 kez okundu.

22 Ocak 1938'da Mustafa Kemal Atatürk'e "siroz" teşhisi koyuldu.

Şubat sonlarında, Atatürk’ün hastalığının vehameti hükümete iletildi.

Başvekil Celal Bayar, Atatürk’ün muayene ve tedavisi için Almanya’dan ve Fransa’dan doktor getirtmek istediklerini Atatürk’e söyledi.

Fakat Atatürk yabancı doktorları istemedi.

Atatürk’e göre, ortada Hatay meselesi vardı ve hastalığının hariçte duyulması hiç de iyi olmazdı.

Nihayet, Türk hekimleri 6 Mart 1938 günü Atatürk’ü muayene ettiler, uzun uzun tedavi üzerine konuştular.

Hastalığın sonunda mutlaka “ölüm” olduğunu hepsi biliyordu.

Yapılacak tek şey, bu feci akıbeti geciktirmekten ibaretti.

Atatürk’ün sağlığı üzerine üretilen dedikodular iyice artmıştı.

Avrupa gazetelerinde Atatürk'ün sağlığına ilişkin karamsar haberler çıkıyordu.

Fransızlar, Hatay meselesinin bizzat içinde olduklarından, Atatürk’ün sağlık durumunu merak ediyorlardı.

Gazetelerde Atatürk’ün ağır hasta olduğu yazılıyordu.

Anadolu Ajansı her ne kadar bunları tekzip etse de böyle haberlerin tek bir tekzip şekli olurdu:

Atatürk’ün ortaya çıkması...Bunu Atatürk’te biliyordu...Hem milletine de söz vermişti...

Hatay’ı geri alacaktı. 19 Mayıs onun doğum günüydü.

19 Mayıs 1938'deki Ankara’daki kutlamalardan sonra Mersin’e hareket etti.

Dünyaya yaşadığını ve gücünü gösterecekti. İşte bu tam bir çılgınlıktı.

Üç ay boyunca her günün 23 saatini yatarak geçirmesi gereken bir adam, Mayıs sıcağının kavurduğu Mersin’e gidiyordu.

Hatay sorunu böylesine gündemdeyken, ülkesinin ona ihtiyacı varken nasıl yatıp dinlenebilirdi?

Ve Mersin seyahati, bu yüzden ne yazık ki O’nun için “son darbe” oldu.

Artık yabancı basındaki hastalık haberleri kesilmişti. Kısa bir süre sonra Fransız ve İngilizler Hatay konusunda tüm koşullarımızı kabul ettiklerini bildirdiler.

Beklenen sonuç alınmıştı... Ama bu güç gösterisi Atatürk’ün canına mal olacaktı.

Karaciğerinde büyüyen hastalık ikinci ve şifasız devresine girerken, Atatürk 1 Haziran 1938’de Savanora'sına, sadece 55 gün kullanabileceği yüzer sarayına kavuşuyordu.

Atatürk hâlâ hastalığını ciddiye almıyor ve çok çalışıyordu. Sonunda, Savanora’da fazla kalamayacağı anlaşıldı ve 25 Temmuz günü Dolmabahçe Sarayına taşındı.

Hastalığı üçüncü ve son aşamasına böylece girmiş oluyordu...Bu fotoğraf Mayıs 1938'deki Mersin gezisinde çekilmiş fotoğraftır. (fotoğrafta Atatürk'ün yüzünden ne kadar bitkin olduğunu görebilirsiniz)

Bu fotoğraftan kısa bir süre sonra 4 Temmuz 1938'de Albay Şükrü Kanatlı komutasındaki Türk birlikleri Hatay'a girdi ve Türkiye  Fransa'yı kendisiyle bir dostluk anlaşması imzalamaya zorladı. Bir yandan da Hatay üzerindeki ekonomik ve siyasal baskılarını artırdı.

2 Eylül 1938'de Hatay Devleti kuruldu...

23 Haziran 1939'da Ankara'da Türkiye ile Fransa arasında bir anlaşma daha imzalandı. Bu anlaşmaya göre, Hatay Devleti'nin sınırları ve vatandaşlarının statüsü hakkında hükümler bulunuyor, Fransa tüm haklarından vazgeçtiğini bir kez daha teyit ediyordu.

1939 Martından itibaren Avrupa’da meydana gelen olayların II. Dünya Savaşı’na sebep olacak tehlikeli gelişmeler olması Fransa’yı Türkiye’ye yaklaştırdı. Dolayısıyla Fransa, Türkiye’nin ve Hataylıların isteklerini kabul etmek zorunda kaldı.

Hatay Meclisi son toplantısını 23 Haziran 1939'da yaptı ve oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı aldı.

TBMM 30 Haziran 1939’da, Ankara Antlaşması’nı  onayladı.

23 Temmuz 1939 günü yapılan törenle de Hatay Türkiye’ye katıldı...

İşte bu fotoğraf "ölümcül" hasta olduğunu bile bile, doktorları tarafından günün 23 saati yatması gerektiği söylenen Mustafa Kemal Atatürk'ün, -sanki bugünkü konjonktürü görmüş gibi- bugün abd-ab-israil-barzani şer dörtlüsünün istediği Suriye sınırımızdaki "kürt koridorunun" Akdeniz'e ulaşmasındaki tek engel olan stratejik öneme sahip Hatay için ayaklanıp hasta hâliyle sıcak Mersin'de gövde gösterisi yaptığı ve bütün dünyaya;

Hatay bizimdir dediği fotoğraflar…

Siyaset adamları gelecek seçimleri, devlet adamları gelecek nesilleri düşünürler...

Büyük insanlar hep büyük işleri ile hatırlanırlar...

Ruhun şad olsun Atam...

"Daha ölmedim hâlâ ayaktayım, akıllı olun!" mesajını verdiği fotoğraftır..

Not: Fotoğraf'ın Kaynağı Adem Yüksel

Hazırlayan: Orhan AYAN

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Muhanmet ali UBEYDULLAH     2019-07-03 Ben cok okumayi seven bir insan degilim ama bu makaleyi okudum. Guzel bir calisma.Bununla ilgili daha once bazi seyler okumustum.Burada okuduklarim ayni paralelikte. Hangi kaynaktan olursa olsun Mustafa kemal ATATURK un her zorluga ragmen kaninin son damlasina kadar ulkesi icin calismis olmasi.O nun tek dusuncesi vatani ve Turk milleti idi. Bize bunu yansitan orhan kardesimize sonsuz tesekkurler
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÖZEL UĞUR OKULLARI TUZLA KAMPÜSÜ
ÖZEL UĞUR OKULLARI TUZLA KAMPÜSÜ " İLKOKUL, ORTAOKUL, LİSE"
HÜRRİYET ABİDESİ BİR ŞAHSİYET/ALİYA İZZETBEGOVİÇ
HÜRRİYET ABİDESİ BİR ŞAHSİYET/ALİYA İZZETBEGOVİÇ

izmir escort samsun oto kiralama denizli escort ordu oto kiralama ordu araç kiralama acıpayam escort babadağ escort baklan escort bekilli escort beyağaç escort bozkurt escort buldan escort çal escort çameli escort çardak escort çivril escort denizli escort güney escort honaz escort kale escort merkezefendi escort pamukkale escort sarayköy escort serinhisar escort tavas escort denizli escort bayan