HER 3 KADINDA AYNI SORUN VAR!

HER 3 KADINDA AYNI SORUN VAR!

Çoğu zaman belirti vermeyen miyomlar, büyüdüklerinde bağırsak fonksiyonlarını bile bozabiliyor. Bu nedenle tedavide geç kalınmaması gerektiğini belirten Acıbadem Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Rana Karayalçın, miyomlar hakkında ayrıntılı bilgi verdi.

HER 3 KADINDA AYNI SORUN VAR!
HER 3 KADINDA AYNI SORUN VAR!
Bu içerik 640 kez okundu.
Advert

MİYOM DEYİP GEÇMEYİN!

Rahimdeki iyi huylu büyümeler olarak tanımlanan miyom, kadınlarda en sık doktora başvurma lerinden birini oluşturuyor. Üstelik son derece yaygın. Öyle ki her 3 kadından birinde görülüyor. Çoğu zaman belirti vermeyen miyomlar, büyüdüklerinde bağırsak fonksiyonlarını b bozabiliyor. Bu le tedavide geç kalınmaması gerektiğini belirten Acıbadem Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Rana Karayalçın, miyomlar hakkında ayrıntılı bilgi verdi.

Yaş fark gözetmeden hemen her kadında ortaya çıkabn miyomların oluşum leri konusunda hala kesin bir bilgi bulunmuyor. Ancak özellikle 35-40 yaş aralığındaki kadınlarda sık ortaya çıktığı gözleniyor. Rahimin hem iç duvarında hem de dış yüzeyinde bir ya da birden fazla miyom ortaya çıkabiliyor. Özellikle bazı şikâyetlere olan türlerinde ilaç ve cerrahi gibi farklı tedavi seçenekleri gündeme geliyor. Acıbadem Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Rana Karayalçın, bu tedavrin başında da hastaya kesin çözüm sunan miyomların çıkarılması işlemi yani “miyomektomi” yer aldığını söylüyor. Hem açık, hem de laparoskopik olarak yapılabn cerrahi sonrasında kadının üreme fonksiyonları da korunabiliyor.

Alınmazsa sorunlar artıyor

Miyomlar alınmadığı takdirde hastanın organlarında bası yapabiliyor. Aynı zamanda boyutunun çok büyümesi durumunda ise karın içerisinde ciddi bir hacim oluşturabildiği için hayati önem taşıyan bağırsak fonksiyonları bozulabiliyor. Bununla birlikte idrar torbası üzerinde de bası oluşturan miyomlar iyle hasta sürekli ve sık sık tuvalete gitmek zorunda kalabiliyor. Sonuçta kadının yaşam kalitesinin düşmesinin yanında böbreklerde de hasar oluşabiliyor.

 

Ne zaman cerrahi gerekiyor?

 

Miyomlarda tanı ultrason aracılığıyla konuluyor. Tanı sonrasında hastanın cerrahiye ihtiyaç duyup duymadığını gösteren bazı kıstaslar olduğunu anlatan Doç. Dr. Rana Karayalçın, şu bilgri veriyor;

1- Hastanın şikayetleri: Miyomların kadınlarda yarattığı sıkıntıların başında düzensiz adet kanaması geliyor. İlaç tedavriyle kontrol edmeyen yoğun kanamanın varlığında cerrahi tercih ediliyor.

2- Miyomların yerleşimi: Rahim içerisine doğru büyümüş miyomlar fazla kanama yapıyor. Aynı zamanda ham kalma konusunda sıkıntı yaratabiliyor. Bu le rahim içine doğmuş miyomlar zaman kaybedilmeden cerrahi yöntem tedavi ediliyor.

3- Miyomların büyüme hızı: Normal şartlarda miyomlar büyüme hızları değişebn ve kanser olmayan yani iyi huylu oluşumlar. Ancak bir miyom senede 2-3 cm’den fazla büyüyorsa kansere dönüşüm endişesi yaratabiliyor. Bu durumda miyomların alınması olası kanser riskini de ortadan kaldırıyor. Bu le miyomların hiçbir şikayet yaratmasa b düzenli olarak kontrol edilmesi önem taşıyor.

4- Miyomların kapladığı yer: Miyom, pelvis leğen kemiğinin içinden yukarı çıkarsa, 10 haftalık gebelik ölçüsünden büyükse ve ağrı yapıyorsa bu tip miyomların da alınması gerekiyor. Bazen karnı kaplayan, 10-11 kilograma varan dev miyomlar oluşabiliyor. Bunlar da mutlaka cerrahi tedaviyle alınıyor.

Laparoskopik cerrahi tercih ediliyor

Laparoskopik ve açık cerrahi olmak üzere iki şekilde gerçekleştirn ameliyatlarda tümörün boyutu ve yerleşim yeri tercihi belirliyor. Bugün yaygın olarak kullanılan laparoskopik cerrahinin hastaya önemli kazanımları olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Rana Karayalçın sözlerine şöyle devam ediyor; “Laparoskopik cerrahide, göbek deliğinden açılan 1 cm’lik kesiden karın içerisindeki organları görmeye yarayan teleskop adı vern bir alet yerleştirrek gerçekleştiriliyor. Kesrin küçük olması öncelikle kozmetik açıdan hastaya büyük bir avantaj sağlıyor. Daha az ağrı olduğu için ağrı kesici ihtiyacı da azalıyor ve hasta aynı gün taburcu edbiliyor. Bu sayede, hızlı bir şekilde günlük hayata dönmek mümkün oluyor.

Miyom tedavisinde mümkün olduğunca üreme organlarını korumaktan yana olduklarına işaret eden Doç. Dr. Rana Karayalçın, “Ancak miyomlar çıkartıldıktan sonra oluşan kanama durdurulamıyorsa, rahim içi dokuda aşırı gelişme, rahmin tamamında büyüme varsa, miyomektomi ameliyatı yapılamıyorsa veya kişi doğurganlık yaşını geçirmişse rahmin alınması tercih ediliyor” diyor.

Hamlikte miyom tedavisi

Hamlik döneminde eğer anne adayında miyom varsa; sayısına, yerleşim yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak erken doğum, sezaryenle doğum yapma ihtimali veya doğum sonrası kanama çeşitli risklerin oluşmasına yol açıyor. Miyomlar östrojene bağımlı olduğu için hamlik sırasında büyüyor ve bu bazen dejenerasyon denn ağrıya sebep olabiliyor. Bu ağrının erken doğum sancısından ayırt edilmesi önemli. Hamlik sırasında miyomlar, doğum sırasında alınıyor. Bazen de kanama riski yaratabceği için sonra tedavi edilmek üzere bırakılıyor.

Haber: Dilara SAYDOĞDU

 pressrelease@faselis.com

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
OKUMAK ÖZGÜRLÜĞE UÇMAKTIR
OKUMAK ÖZGÜRLÜĞE UÇMAKTIR
BEYAZ BASTON FARKINDALIKTIR
BEYAZ BASTON FARKINDALIKTIR

escortbayanistanbul.net

porno izle