DOĞANIN İLHAM PERİSİ ÇİÇEKLER

Tüm çiçekleri koparabilirsiniz, ama baharın gelmesine engel olamazsınız. ‘’Pablo Neruda’’

DOĞANIN İLHAM PERİSİ ÇİÇEKLER

Gözlerimizin en güzel gördüğü şeydir çiçekler, rengarenk açan, buram buram kokularıyla içimizi ferahlatan, doğaya görsel bir şölen sunan, seyrine doyamadığımız en zarif canlılardır.

Şairlere ilham olmuş, satırlarda yerini almıştır çiçekler…

Papatya

Bahar olsun da seyredin 
Nasıl süsler bayırları 
Zümrüt gibi çayırları 
Yüzü gülen o incecik 
Gelin yüzlü papatyalar 
Altın gözlü papatyalar

Yaprakları kıvır kıvır 
O da ayrı bir güzellik 
Hem güzel hem de nazlıdır 
Gelin yüzlü papatyalar 
Altın gözlü papatyalar.

Tevfik Fikret

Yerçekimli Karanfil

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde 
Oysaki seninle güzel olmak var 
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi 
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda  
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor…

Edip Cansever 

Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri

O mavi gözlü bir devdi. 
Minnacık bir kadın sevdi. 
Kadının hayali minnacık bir evdi, 
bahçesinde ebruli 
hanımeli 
açan bir ev. 

Bir dev gibi seviyordu dev. 
Ve elleri öyle büyük işler için 
hazırlanmıştı ki devin, 
yapamazdı yapısını, 
çalamazdı kapısını 
bahçesinde ebruli 
hanımeli 
açan evin. 

NAZIM HİKMET

Neredeyse tüm  şairler,  doğadaki çiçeklere şiirler yazmıştır.Sadece bir kaç örnekle yetmiyor elbette sayısız şiir var.

Ya şarkılara ilham olmamış mıdır  çiçekler?

Papatya gibisin, beyaz ve ince,

Eziliyor ruhum seni görünce,

İsmin dudaklarımı yakıyor, neden,

Nedir bu çektiğim senin elinden?

Yalvarırım sana, gel üzme beni,

İnan bana çok seviyorum seni,

Gel kollarıma artık, bekliyorum,

Papatyam seni özlüyorum.

Neden sanki öyle dudak büküyorsun,

Yoksa açık söyle, hiç mi sevmiyorsun,

Sana soruyorum, neden susuyorsun,

Bana bu sevgiyi çok mu görüyorsun?

Bilsem söyler miydim gizli hislerimi,

Keşke görmeseydim gülen gözlerini,

Biliyorum fakat sende seviyorsun,

Anladım çapkınca naz ediyorsun.

Güller ve Dudaklar

Gülünce dudakların bir gonca güle benzerdi.

Ben dudaklarını, sense gülleri severdin.

Güller ve dudaklar şimdi, ne kadar acı ve gizli,

Eski bir aşkı anlatır,

Güller ve dudaklar şimdi.

Döküldü yapraklarım, mazim denen o bahçeye.

Kayboldu dudakların seven yok artık gülleri…

Şarkılara konu olan güllere buradan 

Manolyam

Uzun yıllar bekledim

Hakikat oldu rüya

Uzun yıllar bekledim

Hakikat oldu rüya

Koklamaya kıyamam benim güzel Manolya'm

Koklamaya kıyamam benim güzel Manolya'm

Nazlı çiçeğimsin sen

Sevdana dayanamam

Nazlı çiçeğimsin sen

Sevdana dayanamam

Koklamaya kıyamam benim güzel Manolya'm

Koklamaya doyamam benim güzel Manolya’m

Akasyalar açarken

Yar yolunu kolladım

Ipek mendil salladım

Yar yolunu kolladım

Ipek mendil salladım

Ona çiçek yolladım

Akasyalar açarken

Ona çiçek yolladım

Akasyalar açarken

Yarim gelir yanıma

Kanı kaynar kanıma

Yarim gelir yanıma

Kanı kaynar kanıma

Neşe katar kanıma

Akasyalar açarken

Neşe katar kanıma

Akasyalar açarken…

Ya da sevgililerin vazgeçilmezi olan çiçekler.En başta tabi ki; gül geliyor.Aşkın simgesi kırmızı güller.

Balkonlarımızı süsleyen sardunyalar, begonyalar…

Bahçelerden geçerken mis kokan yasemin ve melisa, yolda durup da kokusunu içinize çektiğiniz huzur bulduğunuz…

Salonlarınızda gözünün içine baktığınız acaba ne renk açacak diye heyecanla beklediğiniz orkideniz, camın önüne dizdiğiniz menekşeleriniz…

Kapının önüne diktiğiniz begonviliniz boy atınca sarar bahçe demirlerini…Ne renk diktiyseniz pembe, beyaz, mor ne de hoş durur.Adına şarkılar söylenir;

Açarsınız radyoyu Sezen Aksu’dan gelir nağmesi.

Begonvil boy vermiştir şimdi

Yasemen basmıştır Bodrum'u

Kokusu geldi rüzgarın

Bi kelebek öptü boynumu

Sen şimdi gerdanını maviye

Göğsünü bir yelkenliye

Gönlünü ilk önüne, çıkan yaz seferine

Bağlamışsındır, aaah

Vurunca dibine, sakız rakısının

Biraz da ağlamışsındır diyerek mırıldanırsınız verandadaki sallanan koltuğunuzda bahçedeki çiçekleri seyrederken.

Hangimiz hoşlanmaz ki çiçekten.Hele gençken sevdiğimizden aldığımız bir tutam çiçeği hangimiz kurutmamıştır ki kitap arasında…Bazen unutulmuş, kuru bir yaprak yaşatır anılarımızı.

Bir de şu söz vardır hani;’’Kadınlar, çiçekleri çok mu sever?Hayır! Kadınlar; çiçekleri değil, çiçek alacak duyguya sahip erkekleri çok severler.’’

Bence kadınlar daima çiçekleri sever, onlarla konuşur, sevgisini verir, açan her çiçeği masum bir bebek gibi koklayarak heyecan yaşar.

Ama elbette ruhunda fırtınalar koparacak kadar sevilmek istiyorsa ona çiçek alacak duygusal erkekten de çok etkilenir.

Çiçeklerin de anlamı vardır; kırmızılar aşk, beyazlar masumiyet, pembeler sevgi, mor menekşeler sadakat…

Çiçeksiz ve sevgisiz kalmayın.

GÜLÇİN TÜZEL DOKUR